İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

ALANYAZIN

Eğitimde Veli/Aile Katılımı: Engeller ve Öneriler

Okul içerisinde veli/aile katılımının arttırılması, dönüşen ve gelişen eğitim sistemlerinin güncel hedeflerindendir. Araştırmalar eğitimde sağlanan veli/aile katılımının öğrencinin akademik, sosyal ve kişisel gelişiminde pozitif yönde etki göstermektedir. Eğitimdeki tüm paydaşların çocuk için ortak fayda ilkesinde buluştuğu düşünüldüğünde; ülkemizde bu katılımın arttırılması için uzun süredir yürürlükte olan yönetmelikler, güncelde gerçekleştirilen hedefler ve eğitim paydaşlarının kendi çabaları bulunmaktadır. Ancak tüm çabalara rağmen mevcut durumda aktif katılımın sağlanmasının karşısında belli başlı engeller de göze çarpmaktadır. Çalışmada aile/veli katılımının eğitim sistemi içerisindeki mevcut durumu ve karşısındaki engeller anlatıldıktan sonra öneriler ile katılımın arttırılması için çözümler üretilmeye çalışılmıştır.

Eğitimde Fırsat Eşitliği Sağlanmasında Okul Liderlerinin Rolü

Bu makale; değişen ve gelişen teknolojiler ile artan etkileşim düzeyi sonucunda toplumsal yapıların daha karmaşık hâl almasının okullarda da kendini göstermeye başlaması ve öğrenci grupları arasında oluşan bu çeşitlilik sonucu bazı dezavantajlı gruplara yönelik ortaya çıkan fırsat eşitsizliği durumuna karşı okul liderlerinin neler yapabileceği konusunda fikir oluşturmayı amaçlanmaktadır. Okul liderlerinin okul içerisindeki sosyal adalet dengesini kurmak için öğretim programlarını yeniden yapılandırılması, yeni liderlik uygulamaları geliştirilmesi ve okullarındaki öğrenciler için yeni bir düzen oluşturulması gerektirmektedir. Çalışmada eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması için okul liderlerinin rollerinden ve çeşitli ülkelerden okul yöneticilerinin okullarındaki öğrenciler arasında fırsat eşitliğini sağlamak için geliştirdikleri uygulamalardan bahsedilmiştir.

Bir Kitle “İhya” Aracı Olarak Okul

Okul, yapısı itibariyle işlev ve pratiklere indirgenemeyecek kadar karmaşık bir sistemi tanımlar. İnsanlık, kendi gelişim macerası içinde okulu “çok boyutlu bir yapı” olarak görmüş; gerekliliğini genellikle “hayati” olarak değerlendirmiştir. Son yüzyıla kadar okulun gereksizliğiyle ilgili neredeyse hiçbir ciddi eleştiriye rastlanmaz. Özellikle yeni asrın getirdiği yenilikler, tekçi perspektif, dijital dünya olanakları gibi farklılıklar okulun rolü üzerinde tartışmaların yapılmasına fırsat vermiş ve mevcut rolü sıkça gündem olmuştur. Gattove İllich gibi düşünürlerin çalışmalarıyla okul üzerinden yapılan değerlendirmelerin haklılık payı söz konusu olsa da dikkatle bakıldığında bunların “olumsuz örnekler” üzerinden geliştirilen eleştiriler olduğu görülecektir. Aracın zengin, amacın fakirleştiği dijital çağda okulun meydan okuyucu bir metafor olarak yeniden kurgulanması gerekir.

Okul Müdürü Kavramına İlişkin Metafor Araştırmalarının İncelenmesi: Bir Meta–Sentez Çalışması

Bu çalışma Türkiye’de 2012-2018 yılları arasında yayınlanmış okul müdürlerine ilişkin 15 nitel metafor araştırmasını meta sentez yöntemiyle incelemektedir. Çalışma sonucunda okul yöneticilerinin insani yeterliliklerinin, teknik ve kavramsal yeterliliklerine göre; olumlu insani özelliklerinin olumsuz insani özelliklerine göre daha sık vurgulandığı belirlenmiştir. Teknik yeterliliklere ilişkin en sık üretilen kategorilerin eğitim-öğretim faaliyeti üretimi, yöneltme ve güç olduğu belirlenmiştir. Kavramsal yeterliliklere ilişkin en sık üretilen kategorinin bilgi kaynağı ve aktarıcı olduğu tespit edilmiştir.

Öğrenen Öğretmen, “Cahil Hoca” Olabilir mi?

Bu yazıda, Jacques Rancière’in Cahil Hoca kitabında ortaya koyduğu eğitim yaklaşımı, “öğrenci merkezli eğitim” ve “öğrenmeyi öğrenme”gibi günümüz pedagojik yaklaşımlarının başat kavramlarıyla benzerlikleri açısından değerlendirilmektedir.Bu değerlendirmenin, belirtilen kavramların farklı yönlerden incelenmesi ve eğitimde eşitlik konusunda disiplinler arası yeni doğrultuların oluşturulması açısından eğitim bilimleri alanına katkı sağlaması umulmaktadır.