İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazı etiketleri “dijital bölünme”

COVID-19 PANDEMİSİNDE OKUL ÖNCESİ DÖNEMDEKİ ÖĞRENCİLERİN UZAKTAN EĞİTİMİ: BİR EYLEM ARAŞTIRMASI

Dünya ve ülkemiz genelinde meydana gelen COVID-19 pandemisi nedeniyle uzaktan eğitime geçilmesi, son dönemde artan teknoloji kullanımı bizleri uzun yıllardır araştırmalara konu olan teknoloji kullanımının olumsuz etkileriyle baş başa bırakmıştır. Okul öncesi dönemdeki öğrencilerin eğitimlerini online olarak sürdürmeleri çeşitli endişeler yaratmakta ve bu durum etkili uzaktan eğitim planlamasını gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda okul öncesi dönemde uzaktan eğitim, öğretmenin rehberlik rolü ve aile katılımı çerçevesinde, çocuk merkezli olarak kurgulanmıştır. Bir eylem araştırması olarak yürütülen araştırmanın çalışma grubunu dokuz öğrenci ve velisi oluşturmaktadır. Yapılan çalışma ile öğretmen-aile iletişimi sürekliliği sağlanarak öğrencilerin uzaktan eğitime maksimum katılımı sağlanmıştır.

Milli Eğitim Şuralarında Eğitim ve Okul Yöneticiliği

Okul yöneticiliğinin bir uzmanlık alanı olarak tanımlanmasına ilişkin tartışmaların, 2023 Eğitim Vizyonu’nda yer verilen ilgili hedeflerle yeniden gündeme geldiği görülmektedir. Yasalaşması düşünülen öğretmenlik meslek kanunu kapsamında okul yöneticiliğinin meslek tanımının ve kariyer evrelerinin belirlenmesi beklenmektedir. Türkiye’de okul yöneticiliğine ilişkin tartışmaların tarihi gelişiminde MEŞ’lerde alınan kararlar önemli bir yer tutmaktadır. MEB tarafından 2-6 Aralık 2014 tarihleri arasında düzenlenen 19. ve son MEŞ’in ana gündem maddelerinden biri de “Eğitim Yöneticilerinin Niteliğinin Artırılması” olarak belirlenmişti. Bu çalışmada 19. MEŞ da dahil olmak üzere 1981’den bu yana yapılan şuralarda okul yöneticiliği ile ilgili tartışılan konular ve alınan kararlar derlenmiş ve analiz edilmiştir.

Okulda Şiddet

Hangi alanda olursa olsun şiddetin varlık göstermesi, toplum içinde yer edinmesi, insanlar tarafından davranış haline getirilmesi, içinde bulunulan toplumla ve o toplumun özellikleri ile yakından ilişkilidir. Tek bir alan içerisinde bile olsa şiddetin varlığı etkin ve kalıcı çözüm üretilmesini engelleyebilir. Bu nedenle okulda şiddetin azaltılması için yapılacak çalışmalar sadece okul etkinlikleri ile sınırlı kalmamalıdır. Bu sorunun çözümünde makro politikalar geliştirilerek toplumsal katılım sağlanmasıyla etkili ve kalıcı çözümler üretilmelidir. Bu açıdan bakıldığında bu çalışmanın amacı, şiddetin okul bağlamında ele alınması ve çözümlenmesine yönelik güvenli okul ortamı geliştirme aşamasında okulda şiddetin azaltılmasına yönelik görüş ve önerilerde bulunmaktır.

PISA Sonuçları Türkiye’deki Eğitim Eşitsizliği Hakkında Neler Söylüyor?

Dünya genelinde eğitim alanındaki en büyük sorunlardan biri de eğitim eşitsizliğidir. Eğitimde eşitsizliği; cinsiyet temelli eşitsizlikler, sosyoekonomik altyapıdan kaynaklanan eşitsizlikler, etnik kökene dayanan eşitsizlikler ve okul-öğretmenden doğan eşitsizlikler olarak sınıflandırmak mümkündür. Cinsiyet temelli eşitsizliklerin temelinde toplumun yüzyıllardır bireylere yüklediği cinsiyet temelli görevlerin, sosyoekonomik temelli eşitsizliklerin zemininde bireylerin okul öncesi dönemde aileden aldıkları temel eğitimin, etnik kökene dayalı eşitsizliklerde de dil faktörünün büyük etkisi olduğu görülmektedir. Yaşanan eğitim eşitsizliğinin asıl neden ve nedenlerinin neler olduğunu tespit etmek, eşitliği sağlama yolunda uygulanacak politikaları ve alınacak kararları belirleyebilmek için önemlidir. Eğitim eşitsizliği düzeyini ve bunun altında yatan nedenleri belirlemek adına kullanılan araçlardan biri PISA sınavlarıdır. Bu çalışmada Türkiye için eğitimde eşitsizlik kavramı PISA sonuçlarının değerlendirilmesiyle farklı boyutlarıyla tartışılacak, nedenleri ve çözümleri üzerinde durulacaktır.

Eğitimde Veli/Aile Katılımı: Engeller ve Öneriler

Okul içerisinde veli/aile katılımının arttırılması, dönüşen ve gelişen eğitim sistemlerinin güncel hedeflerindendir. Araştırmalar eğitimde sağlanan veli/aile katılımının öğrencinin akademik, sosyal ve kişisel gelişiminde pozitif yönde etki göstermektedir. Eğitimdeki tüm paydaşların çocuk için ortak fayda ilkesinde buluştuğu düşünüldüğünde; ülkemizde bu katılımın arttırılması için uzun süredir yürürlükte olan yönetmelikler, güncelde gerçekleştirilen hedefler ve eğitim paydaşlarının kendi çabaları bulunmaktadır. Ancak tüm çabalara rağmen mevcut durumda aktif katılımın sağlanmasının karşısında belli başlı engeller de göze çarpmaktadır. Çalışmada aile/veli katılımının eğitim sistemi içerisindeki mevcut durumu ve karşısındaki engeller anlatıldıktan sonra öneriler ile katılımın arttırılması için çözümler üretilmeye çalışılmıştır.