İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Yazı etiketleri “coronavirus”

Nitel araştırmadaki on bir tuzak: her yeni akademisyen ve doktora öğrencisinin dikkat etmesi gereken bazı hususlar!*

Özet: Bu makalede; her yeni araştırmacının, nitel araştırma sürecinde karşılaşabileceği bazı potansiyel tehlikeler incelenmekte ve bunlarla etkili bir şekilde başa çıkılabilmesi için uygun stratejilerden söz edilmektedir. Yazarın, lisansüstü öğrencilerinin nitel araştırmalarında bir danışman olarak; kişisel, mesleki tecrübesi ve bu öğrencilerin nitel araştırmalarda düştükleri hatalar/ tuzaklar hakkındaki görüşleri, makalede kaynak olarak kullanılmıştır. Bu makalede; araştırmacının araştırma programının planladığı hazırlık aşamasından, veri toplama ve analiz sürecine, araştırma raporunun yazılmasının sonuna kadar var olan, dört aşamadaki, on bir tuzak gösterilmektedir. Bu yazıda, söz konusu tuzaklarla başarılı ve etkili bir şekilde nasıl başa çıkılabileceğini göstermek için faydalı olabilecek bazı stratejiler sunulmaktadır.

Eğitimde Alternatif Bir Model: Eğitim Kooperatifleri ve Kooperatif Okullar[1]

Neoliberal politikaların ve küreselleşmenin etkisiyle eğitim hizmetlerinin yalnızca kamu değil, özel sektör kaynakları ile de desteklenmesi fikri ortaya çıkmıştır. Bu durum da özel öğretim kurumlarının niceliksel olarak artış göstermesini; bireylerin talepleri ve imkanları doğrultusunda eğitim süreçlerini bu kurumlarda da devam ettirmesini sağlamıştır. Burada karşımıza özel sektör teşebbüsleri ile kurulmuş zincir okullar veya bireysel okulların yanı sıra farklı bir yapılanmaya sahip olan eğitim kooperatifleri ve bu kooperatifler tarafından kurulmuş özel öğretim kurumları da çıkmaktadır. Çalışmada kooperatifçilik, eğitim kooperatifçiliği ve kooperatif okul modelinin gelişimi, kooperatif okul modelinin dünyadaki ve Türkiye’deki durumu açıklanmıştır.

“OKULUN MİKROPOLİTİĞİ” KİTABI ÜZERİNE BİR DEĞERLENDİRME

Okul içi aktörler ulusal bir eğitim politikasını rekabet ve/ya iş birliği temelinde hem bireysel hem örgütsel maksimum fayda gözeterek esnek bir şekilde yorumlama ve uygulama yoluna gitme eğiliminde olduklarından uygulamaların geniş bir skalasını konu alan mikropolitikalar son yıllarda eğitim alanındaki uygulayıcıların ve araştırmacıların ilgisini çekmeye başlamıştır. Bu yazıda mercek altına alınan Okulun Mikropolitiği kitabı da böyle bir sürecin ürünü olarak görülme acısından incelenmiştir

Türkiye’de Okul Özerkliği ve Özgürlükçü Eğitim Anlayışı

Günümüzde Birleşmiş Milletlere üye yaklaşık 193 ülkenin yarısından fazlasının demokrasiyle yönetilmekte olduğu gözlemlenmektedir. Bu açıdan sahip olduğumuz eğitim felsefesinin de demokratik bir toplum oluşumuna katkı sağlaması beklenir. Yazıda okul özerkliği bu çerçevede ele alınmaktadır. Türkiye’de okul özerkliği, Anayasa’nın 42/3 maddesi çerçevesinde incelenmiştir. Bu maddede belirtilen anlayışla eğitim sistemimizin modern eğitim anlayışına ve buna bağlı olarak düşünülen okul özerkliği anlayışına ulaşmanın mümkün olamayacağı üzerinde durulmuştur. Okul özerkliğinin gerçekleşmesinde dört konunun önemli olduğu anlatılmıştır: Bunlar insan düşüncesinin her zaman özgür olması, insana formasyon ve disiplin kazandırmak, insanın ruh, beden ve zihin şeklinde üç boyutu olduğu düşüncesinden hareketle eğitim sistemimizin de üç boyutlu olması gerektiği ve eğitimin bir beyin yıkama faaliyeti olmaktan çıkarılması gerektiğidir. Buradaki ana düşünce devletin öğrencinin iyi eğitim almasının altyapısını oluşturması gerektiğidir. Eğitim sistemindeki tercihler demokrasinin gelişmesi yönünde yapılırsa okul özerkliğinin gerçekleştirilmesi yönünde atılan adımların gerçekleşme şansının daha yüksek olduğu, eğitimin çıktılarının da o ölçüde başarılı olacağı düşünülmektedir.

DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ VE ÖTESİYLE YÜKSEK RİSKLİ SINAV GERÇEĞİ

Bu çalışmanın amacı Türkiye’de uygulanan merkezi sınavları eleştirel bir bakış açısıyla ve ana hatlarıyla incelemektir. Temel eğitimden ortaöğretime geçişteki yaşanan sorunlar araştırmacıların sorunu çok yönlü görebilmek amacıyla farklı düşünce yazıları kaleme almasına neden olmuştur (Baykal, 2014; Büyüköztürk, 2016). Bu çalışmalar özellikle sınavların varlık gerekçesi, sınavsız bir eğitim sistemi ve bu sistemin eğitimin bütün paydaşları üzerindeki etkilerini tartışmaya açması bakımından alanyazına önemli katkılar sunmaktadır. Bu çalışmada sınavların ve geçiş sistemlerinin ürettiği sonuçlar ve uygulamadaki eksikliklerin yanı sıra neden sınavlara ihtiyaç duyulduğu, neyi gerçekleştirmek istediği gibi olgunun arka planının irdelenmesi yoluyla bütüncül bir bakış açısı sağlayabilmek amaçlanmıştır.