İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Okullarda öğretmenlerin mobbing yaşamalarına ilişkin yapılan çalışmaların incelenmesi: sistematik bir derleme

Erhan Dolapcı & Necati Cemaloğlu

Sistematik Derleme / Systematic Review

Özet: Bu çalışmada, Türkiye’de öğretmenlerin görev yaptığı okullarda mobbing yaşamalarına ilişkin, 2010-2021 yılları arasında yayımlanmış olan akademik çalışmaların sistematik olarak incelenerek değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Sistematik derleme yöntemiyle yapılan bu çalışmanın örneklem grubunu Türkiye kökenli hakemli dergilerde yayımlanmış makaleler oluşturmaktadır. Bu bağlamda 31 makale; yayın yıllarına, yöntemlerine, konularına, bireysel ve örgütsel değişkenler arasındaki ilişkilere, veri toplama araçlarına, sonuçlarına ve önerilerine göre değerlendirilmiştir. Veri analiz yöntemi olarak içerik analizi yöntemi tercih edilmiş, veriler derinlemesine incelenmiştir. İncelenen çalışmalarda örneklem büyüklüğünün nicel çalışmalarda 41-1.315 arası değişmekle birlikte genellikle 100-500 arasında olduğu görülmüştür. Çalışmalar çoğunlukla nicel araştırma yöntemi kullanılarak tarama deseninde yürütülmüştür. Çalışmaların çoğunda mobbing, bağımlı değişken olarak kullanılmış ve diğer değişkenlerle ilişkilerinin anlamlı olduğu görülmüştür.  Mobbing değişkeniyle birlikte en fazla kullanılan değişken “motivasyon” değişkeni olmuştur. Mevcut araştırma sonucunda ulaşılan diğer bir sonuç ise araştırmacıların mobbing ölçeği geliştirmektense alan yazında mevcut ölçekleri kullanma eğiliminde olduğudur. Çalışmalarda uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik yapılan öneriler incelendiğinde ise önerilerin yetersiz olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Anahtar kelimeler: Mobbing, öğretmen, sistematik derleme.

A systematıc review of research related with the mobbing that teachers experience at schools

Abstract: This study aimed to systematically examine and evaluate academic studies on the mobbing that teachers experience at schools in Turkey published between 2010 and 2021. The sample group of this study that is evaluated using a systematic review method, comprised articles published in refereed journals of Turkish origin. In this context, 33 articles has been evaluated according to publication years, methods, subjects, relationships between individual and organizational variables, data collection tools, samples, results and recommendations. The content analysis method was preferred as the data analysis method, and the data was analyzed in depth. In the studies, it was observed that the sample size was generally between 100-500 although it ranged between 41-1.315 in quantitative studies. Studies were mostly carried out in a survey pattern using quantitative research method. In most of the studies, mobbing was used as an dependent variable, and it was found that its relationships with other variables were significant. The variable used with the “mobbing” variable the most was the “motivation” variable. Another result of the present study is that researchers tend to use existing scales in the literature rather than developing mobbing scales. When the suggestions made for practitioners and researchers in the studies are examined, it is understood that the suggestions were insufficient.

Keywords: Mobbing, teacher, systematic review.

PDF İndir

GİRİŞ

Okulun amaçlarının gerçekleştirilmesinde büyük bir rolü olduğu bilinen öğretmenler, görev yaptıkları okullarda verimli çalışmalarını engelleyen, stres, tükenmişlik ve sessizlik gibi olumsuz duygularla ve sağlık sorunlarıyla sonuçlanan mobbing davranışıyla karşılaşabilmektedirler (Cemaloğlu, 2007; Toker Gökçe, 2006).  Alan yazın incelendiğinde de mobbing olgusunun, taciz, tecrit, aşağılama ve psikolojik şiddet gibi etik olmayan davranışları içeren modern yaşamın küresel sorunlarından biri olarak görüldüğü dikkat çekmektedir (Umarova, 2021).

Mobing kavramının ortaya çıkışı ve bu alanda yapılan çalışmalara baktığımızda Konnrad Lorenz’e kadar uzandığını ve sonrasında 1980’lerin başında Heinz Leymann tarafından kavramsallaştırılıp üzerinde çalışıldığı görülmektedir (Leyman,1996; Zapf, Knorz  & Kulla, 2008). Bir etolog olan Konrad Lorenz hayvan grubu davranışını tanımlarken, bir grup küçük hayvanın saldırılarını tehdit eden tek bir büyük hayvanı “mobbing” olarak nitelendirmiştir (Lorenz, 1991). Daha sonra Leymann (1996) bu kavramı, iş yerlerinde benzer bir davranış bulduğu 1980’lerin başında ödünç aldığını belirtmektedir. Fakat Leymann bu çalışmasında mobbing kavramının sosyal olarak izole etmek gibi çok daha karmaşık davranışlarla karakterize edildiğini vurgulamaktadır. Leymann’a (1996) göre bu davranış, bir ya da birkaç kişinin, bir ya da daha fazla kişi tarafından sistematik bir biçimde duygusal yönden saldırıya maruz kalması şeklinde tanımlanabilir.

Türkçede ise mobbing kavramını ifade etmek için yıldırma, duygusal saldırı, duygusal taciz, iş yeri zorbalığı, psikolojik şiddet ve psikolojik terör gibi ifadeler kullanıldığı görülmektedir (Ertürk, 2013; Toker Gökçe, 2006). Kavramlar ve tanımlamalardaki çeşitlilik mobbing kapsamına hangi davranışların girdiği konusunda kafa karışıklığı yaratabilmektedir. Fakat alan yazına bakıldığında Leymann’ın (1996) mobbing kapsamına girecek davranışları iletişime yönelik saldırılar, sosyal ilişkilere saldırılar, sosyal konuma saldırılar, mesleki ve özel yaşamın niteliğine yönelik saldırılar ve sağlığa yönelik saldırılar olmak üzere beş kategoride altında ele aldığı görülmektedir. Ayrıca Leymann bu beş kategori altında sözün kesilmesinden, arkasından konuşulmaya, özel yaşamla alaydan aşağılayıcı işler vermeye ve oradan fiziksel şiddetle tehdit edilmeye kadar birçok saldırı biçimini ifade eden 45 alt başlığı mobbing kapsamında sıralamaktadır. İnsanların mobbing sürecinde maruz kaldığı en yaygın olumsuz eylemler ise sosyal izolasyon, aşağılayıcı sözler, alay etmek, sorumluluk almak olarak sıralanmaktadır (Leyman,1996; Zapf, Knorz & Kulla, 2008).

Mobbing oluşum sürecine bakıldığında ise gelişen bir süreç olduğu ve farklı aşamalardan meydana geldiği anlaşılmaktadır (Leymann  &  Gustafsson, 1996). Bu sürecin, ilk aşaması bir çatışma durumunu anımsatmakta, son aşama ise bir kişinin mobbing mağduru olması ve bu sorunlu konulardan muzdarip olmasıyla sonuçlanmaktadır. Mobbing sürecindeki ana aktörler ise mobbing yapan, mağdur ve gözlemci olarak sıralanmaktadır (Umarova, 2021). Olumsuz bir eylemi mobbing olarak kabul etmenin ölçütü, eylemi yalnızca bir kişinin egemen olduğu, uzun bir süre boyunca tekrar tekrar ve düzenli olarak gerçekleşmesi gerektiği şeklindedir (Einarsen vd., 2003). Mobbingte en yaygın davranışlar bağırma, ayrımcılık, doğrudan hakaret, müstehcen işaretler ve bakışlar ve daha yoğun durumlarda ciddi fiziksel saldırıları içermekte, aşırı durumlarda bir cinayet bile olabilmektedir (Bowling & Beehr, 2006).

Mobbing kavramının, sadece yöneticilerin kendi emri altında çalışanlarına uyguladığı psikolojik tacizi değil her kademeden çalışanların birbirine uyguladıkları psikolojik tacizi kapsadığı anlaşılmaktadır (Özkul & Çarıkçı, 2010). Okullarda görev yapan öğretmenler açısından değerlendirdiğimizde; öğretmenlerin okul müdürü, öğretmen arkadaşları ve veliler tarafından mobbinge maruz kalabileceği anlaşılmaktadır. Öğretmenlerin mobbinge maruz kalması ise bireysel olarak psikolojik ve fiziksel birtakım sorunlara yol açabileceği (Cemaloğlu & Ertürk, 2007; Lorenz, 1996; Pedro, Sanchez, Navarro & Izquierdo, 2008) gibi örgütsel açıdan da örgütün işleyişine ve etkililiğine zarar verebileceği anlaşılmaktadır (Tınaz, 2006; Yılmaz, 2010; Toker Gökçe, 2006). Öğretmenlerin yaşadığı bazı mobbing durumları; öğretmenin sözünün kesilmesi, toplum içinde azarlanma, başarısının az gösterilmesinin yanı sıra en ufak başarısızlığında herkesin haberdar edilmesi, yeterliklerine uygun düşmeyen işlerde çalıştırılma şeklinde sıralanmaktadır (Akkoç, 2020). Ertürk (2013) ise mobbinge en çok neden olan davranışların genel bir listesini çıkartmış, ödül ve cezaların adil olmamasını ilk sıralara koymuştur.

Çalışmanın Amacı ve Önemi

Okullarda öğretmenlerin mobbing yaşama durumlarının çeşitli araştırmalarla incelendiği görülmektedir. Fakat bu çalışmaları sistematik bir şekilde derleyip analiz eden bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu bağlamda konu ile ilgili alan yazındaki boşlukların saptanmasının, konunun Türkiye’de çalışılma ve işleme sürecinin belirlenmesi bakımından da alana katkı sunabileceği düşünülmektedir. Çalışmaların derlenmesi, öğretmenlerin yaşadıkları mobbing ile ilgili genel bir perspektif sağlaması ve Türkiye’de mobbing ile ilgili gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi vermesi açısından, araştırmacıların yanı sıra politika yapıcılar ve uygulayıcılar için rehber niteliğinde bir kaynak olabileceği düşünülmektedir. Bu bağlamda okullarda öğretmenlerin mobbing yaşaması ile ilgili yapılmış araştırmaların sistematik derlemesini yapmayı amaçlayan mevcut araştırmada şu sorulara cevap aranmıştır:

1. Araştırmaların yıllara göre dağılımı nasıldır?

2. Araştırmaların desenlerinin dağılımı nasıldır?

3. Araştırmaların amaçları nelerdir?

4. Araştırmaların bulgularının önemli sonuçları nelerdir?

5. Araştırmaların sonucunda getirilen öneriler nelerdir?

YÖNTEM

Öğretmenlerin okullarda yaşadıkları mobbing ile ilgili olarak Türkiye’de yayımlanan tüm akademik çalışmaları incelemek amacıyla nitel araştırma yöntemiyle gerçekleştirilen bu çalışma, sistematik derleme deseninde yürütülmüştür. Higgins ve Green (2011) sistematik derlemeyi, belirli bir araştırma sorusunu yanıtlamak amacıyla, ilgili yayınların önceden belirlenmiş ölçütler çerçevesinde toplanarak sentezlenmesi şeklinde tanımlamaktadırlar. Sistematik derlemenin belli başlı özellikleri ise; belirli bir ölçüt doğrultusunda seçilen bütün araştırmaların incelenmesi, belirli bir yöntemin temel alınması, açık ve net amaçlarının ve buna bağlı olarak dâhil etme ve hariç tutma ölçütlerinin olması, bulguların sistematik bir biçimde sentez edilip sunulması şeklinde sıralanmaktadır (Bellibaş & Gümüş, 2018).

Bu özellikler kapsamında mevcut çalışmada; çalışma gruplarının seçiminde, veri toplama formunun düzenlenerek verilerin toplanmasında ve toplanan verilerin analizinde takip edilen aşamalar başlıklar halinde aşağıda açıklanmıştır.

Çalışma Grubu

Bu çalışmanın evrenini Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİM), Google Akademik ve Türk Eğitim Endeksi veri tabanlarında öğretmenlerin mobbing yaşama durumları ile ilgili araştırmalar oluşturmaktadır. Çalışmada yeterince örnekleme ulaşabilmek ve güncel yayınlara dayalı olarak çalışmayı sürdürmek için amaçlı örneklem alma tercih edilmiştir (Büyüköztürk vd., 2011). Bu doğrultuda, araştırmanın örneklemini 2010-2021 yılları arasında Türkiye’de yapılan ve erişimde olan 30 makale oluşturmaktadır. Örneklem grubunun Türkiye ile sınırlı tutulması, örnekleme alınan makalelerin hakemli dergilerde yayınlanması tespit edilen diğer ölçütlerdir. Ayrıca örnekleme alınan çalışmalarda başlığa, özet bilgilere ve anahtar kelimelere dikkat edilmiş ve bu doğrultuda ilgili çalışmalar araştırma havuzuna eklenmiştir. Anahtar kelime olarak “öğretmen mobbing” ve “öğretmen yıldırma” sözcükleri tercih tercih edilmiştir. Mevcut araştırmada okullarda öğretmenlerin mobbing yaşama durumları incelendiği için araştırmaların seçiminde araştırma örneklemlerinin özel ve kamu okulları olmak üzere okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise öğretmenleri olmasına dikkat edilmiştir.

Veri Toplama Araçları ve Verilerin Toplanması

Bu çalışma kapsamında veri elde etmek amacıyla “Öğretmenlerin Mobbing Yaşamalarına İlişkin Yapılan Çalışmaları İnceleme Formu” oluşturulmuştur. Bu formda çalışmaların; yayım türleri, yayım yılları, yazar adları, örneklem bilgileri, uygulandığı eğitim kademesi, araştırma yöntemleri, çalışma konu alanları ve değişken türü, veri toplama araçları, araştırma amaçları, sonuçları ve önerileri tablo şeklinde yer almaktadır.

Çalışmanın amacı doğrultusunda belirlenen sorulara yönelik “mobbing”, “öğretmenlerin mobbing yaşamaları” anahtar sözcükleri ile Ulusal Akademik Ağ ve Bilgi Merkezi (ULAKBİM), Google Akademik ve Türk Eğitim Endeksi veri tabanlarında alan yazın taraması yapılarak 36 adet makaleye ulaşılmıştır. Erişime açık olan, tam metin olan ve çalışmasının temel öğelerinden biri veya tamamı öğretmenlerin mobbing yaşamaları ile ilişkili olanlar dâhil edilip diğer çalışmalar kapsam dışı bırakılarak, belirlenen dahil etme/çıkarma kriterlerine göre veriler toplanmıştır. Bir adet makale erişime kapalı olduğundan, dört adet makale tam metin olmadığı veya tam metin olup araştırma konusu ile tam olarak ilgili olmadığı için araştırma kapsamına alınmamıştır. Araştırmaya dâhil edilen çalışmalar kendi içlerinde yıllara göre sıralanmıştır. Araştırmaya dâhil edilen çalışmalar için son tarih 01 Nisan 2021’dir.

Uygulama Süreci

Bu çalışmada toplanan veriler betimsel içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Betimsel içerik analizi, herhangi bir disiplin ya da konuya yönelik yapılan çalışmaların genel eğilimleri ve sonuçlarını ana hatlarıyla ortaya koymak adına gerçekleştirilen sistematik derleme yöntemidir (Çalık & Sözbilir, 2014). Mevcut araştırma kapsamında da veriler araştırmaların yıllara, desenlerine ve amaçlarına göre dağılımı, örneklem büyüklükleri, kullanılan ölçme araçları, sonuçları ve getirilen önerilere göre temalar oluşturularak sınıflandırılmış ve içerik analizi yapılmıştır. Verilerin analizinde bulgular kullanılma sıklığı (f) ile ifade edilmiştir. Bunun için ulaşılan tüm çalışmalar eş zamanlı taranarak üzerinde durulan değişkene göre tablolar haline getirilmiş, tek tek sayılarak kullanılma sıklığına erişilmiştir. Veri elde etmek için yapılan aramalar, anahtar kelimeler ve belirlenen ölçütler doğrultusunda daraltılarak yapılmıştır.Birçok veri tabanından faydalanıldığı için tekrarlı yayınlar veri setine dâhil edilmemiştir. Araştırma sonunda elde edilen veriler tablolara işlenerek analizler yapılmıştır.

BULGULAR

Çalışmada belirlenen alt amaçlara ilişkin elde edilen bulgular araştırma soruları çerçevesinde başlıklar ve tablolar halinde sunulmuştur.

Araştırmaların Yıllara Göre Dağılımı

Mevcut araştırmada incelenen çalışmaların yıllara göre dağılımı Tablo 1’de verilmiştir. Tablo 1 incelendiğinde okullarda öğretmenlerin mobbing yaşamalarına ilişkin yapılan çalışmalara bakıldığında tüm yıllarda araştırma yapıldığı görülmektedir. Yapılan araştırmalarda en çoğunun (f=8) 2012 yılında yapıldığı anlaşılmaktadır.  Son yıllarda yapılan çalışmaların sayısında ilk yıllara oranla fazla bir değişim olmadığı dikkat çekmektedir.

Araştırmaların Desenlerine Göre Dağılımı

Araştırmalar desenlerine göre incelendiğinde Tablo 2’de görüldüğü gibi incelenen çalışmaların çoğunluğunda nicel yöntemler kullanıldığı bulgulanmıştır (f=25). Nicel yöntemin kullanıldığı çalışmalarla karşılaştırıldığında nitel ve karma yöntemle yapılan çalışmaların daha az olduğu görülmüştür (f=6). Diğer taraftan nicel araştırmalarda, ilişkisel tarama (f=14), betimsel tarama (f=7) ve meta-analiz (f=3) desenleri benimsenmiştir. Nitel araştırmalarda ise durum çalışmasına ağırlık verildiği anlaşılmıştır (f=5). Son olarak nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma araştırmalara baktığımızda, çok fazla tercih edilmediği bulgusuna ulaşılmıştır (f=1). Başka bir ifadeyle, “Öğretmenlerin Mobbing Yaşaması” konusundaki çalışmalarda daha çok nicel yöntemlerin tercih edildiği, karma çalışmalara az sayıda yer verildiği söylenebilir.

Araştırmaların Amaçlarına Göre Dağılımı

Tablo 3’e bakıldığında öğretmenlerin mobbing yaşaması konusunda yapılan araştırmaların üç temel amaç doğrultusunda yoğunlaştığı görülmektedir. Bunlar; öğretmenlerin mobbing yaşama algılarının örgütsel ve bireysel değişkenlerle ilişkisini incelemek (f=14), öğretmenlerin mobbing yaşama algılarını incelemek (f=8) ve öğretmenlerin, okullarda maruz kaldıkları mobbing durumları ortaya koymak (f=6) şeklindedir. Öğretmenlerin mobbing yaşama algılarının incelendiği çalışmalarda; öğretmenlerin mobbinge ilişkin algıları ve bazı değişkenler (cinsiyet, kıdem, eğitim düzeyi okul türü ve sosyo-ekonomik çevre) bakımından farklılık gösterip göstermediği ortaya konmak amaçlanmıştır (f=3). Öğretmenlerin mobbing yaşama algılarının örgütsel ve bireysel değişkenler açısında ilişkisini ortaya koymayı amaçlayan çalışmalarda ise öğretmen motivasyonunu, önyargı, duygusal zekâ, iş ve yaşam doyumu, stres gibi bireysel değişkenler ile örgütsel bağlılık, örgütsel adalet, örgütsel sessizlik ve liderlik gibi örgütsel değişkenlerin ele alındığı görülmektedir (f=14). Öğretmenlerin, okullarda maruz kaldıkları mobbing durumları ortaya koymayı amaçlayan çalışmaların ise nitel desende tasarlanmış çalışmalar olduğu ve bu amaç doğrultusunda az sayıda çalışma (f=6) yapıldığı bulgusuna ulaşılmıştır. Ayrıca mevcut araştırma kapsamında mobbing ile ilgili ölçek geliştirme çalışmasına rastlanmamıştır. Bu bulgulardan anlaşıldığı üzere araştırmalarda öğretmenlerin mobbing yaşamalarının bireysel ve örgütsel değişkenlerle ilişkisine odaklanılmıştır (f=14).

Araştırmaların Örneklemlerine Göre Dağılımı

Tablo 4 incelendiğinde araştırmalarda örnekleme alınan öğretmenlerin okul basamağına göre en çok ilköğretim basamağından olduğu görülmektedir. Okul öncesi (f=1), en az olmakla birlikte ortaöğretimin (f=4), ilköğretime (f=16) göre daha az örnekleme dâhil edildiği anlaşılmaktadır. Örneklem büyüklüğünün ise 101-499 örneklem arasında yoğunlaştığı anlaşılmaktadır (f=14).

Araştırmalarda Kullanılan Ölçme Araçlarının Dağılımı

Tablo 5’te yer alan araştırmalarda kullanılan ölçme araçlarına ilişkin veriler incelendiğinde, Einarsen ve Raknes’ın (1997) geliştirip Cemaloğlu (2007) tarafından Türkçe’ye uyarlanan Olumsuz Davranış Ölçeği’nin öğretmenlerin mobbing yaşaması ile ilgili yapılan çalışmalarda en çok kullanılan ölçme aracı olduğu görülmektedir (f=12). Cemaloğlu (2007) tarafından Türkçe’ye uyarlanan Olumsuz Davranış Ölçeği dışında, Tanhan ve Çam (2011) tarafından geliştirilen “Yıldırma Ölçeği (f=2), Ertürk (2005) tarafından geliştirilen “İlköğretim Öğretmenlerinin Yaşadıkları Yıldırma Durumları Ölçeği” (f=2), Yaman (2009) tarafından geliştirilen “Psiko-şiddet Ölçeği” (f=1), Ehi (2011) tarafından geliştirilen “Mobbing Ölçeği” ve Toker (2006) tarafından geliştirilen “Duygusal Yönden İncitici Davranışlar Ölçeği” (f=1) olmak üzere çeşitli ölçme araçlarının çalışmalarda kullanıldığı görülmüştür.

Araştırmaların Sonuçlarına Göre Dağılımı

Tablo 6 incelendiğinde öğretmenlerin mobbing yaşamaları ile ilgili araştırmalarda öğretmenlerin mobbing ile ilgili algılarının çok sayıda bireysel ve örgütsel değişkenle pozitif ve negatif yönlü anlamlı ilişkisinin olduğu görülmektedir. Bu çalışmalarda öğretmenlerin mobbing algıları ile en çok negatif yönde anlamlı ilişkisi olduğu örgütsel değişkenin liderlik olduğu (f=5) dikkat çekmektedir. Mobbing ile ilişkili olan liderlik türlerinin ise etik liderlik (f=1), otantik liderlik, (f=1), dönüşümcü ve işlemci liderlik (f=3) olduğu anlaşılmaktadır. Başka bir ifadeyle yöneticilerin gösterdikleri liderlik davranışları arttıkça mobbing algısının azaldığı söylenebilir. En anlamlı ilişkisinin olduğu bireysel değişkenin de öğretmen motivasyonu olduğu görülmektedir (f=4). Bu ilişkinin negatif yönde olması, mobbing algısının azaldıkça öğretmenlerin motivasyonunun arttığını göstermektedir. Ayrıca öğretmenlerin yaşadığı mobbingin örgütsel değişkenlerle ilişkisine bakıldığınıda, örgütsel sessizlik (f=3) ve tükenmişlik (f=1) ile de pozitif yönde anlamlı ilişkisini ortaya koyan araştırmalar olduğu anlaşılmaktadır. Örgütsel bağlılık ile de negatif anlamlı ilişkisi olduğu görülmektedir. Bireysel değişkenler açısından incelendiğinde de stres ve önyargı ile pozitif anlamlı ilişkiler ortaya koyan araştırmalar olduğu dikkat çekmektedir.

Araştırmaların Önerilerine Göre Dağılımı

Tablo 7’de görüldüğü gibi araştırmalarda mobbing ile ilgili bilgilendirme çalışmalarının yapılması önerilerinin yoğun olduğu görülmüştür (f=12). Bunun yanı sıra okullarda örgüt kültürünün geliştirilmesi (f=9) ve mobbing ile ilgili hukuksal mücadele yollarının sağlanması (f=10) gerektiği en çok değinilen öneriler arasında yer almaktadır. Öğretmenlere psikolojik destek sağlanması gerektiği (f=4) de bazı araştırmaların önerileri arasında yer almaktadır. Araştırmalardaki öneriler incelendiğinde “Eğitim fakültelerinde yıldırma ile ilgili derslere yer verilmesi” (f=2), “Okul yöneticilerine liderlik eğitimleri verilmesi” (f=2), “Etik kurullarının çalışmaları” (f=2), “Lisansüstü eğitim yapan öğretmenlerin desteklenmesi” (f=2) önerilerinin mobbingin önlenmesi konusunda yapıldığı görülmektedir. “Sendikaların öğretmenlere destek sağlaması gerektiği” (f=1) önerisi ise mobbingin meydana gelmesi durumunda alınabilecek önlemler kapsamında, incelen araştırmaların birinde önerildiği dikkat çekmektedir. Ayrıca yapılan analiz sonucunda 9 çalışmada öneri getirilmediği bulgusuna ulaşılmıştır.

Tablo 8 incelendiğinde ise okullarda öğretmenlerin mobbing yaşamalarına ilişkin yapılan araştırmaların, araştırmacılara yönelik önerilerinin yer aldığı bulgular görülmektedir. Araştırma önerileri incelendiğinde en çok araştırmanın farklı evren ve örneklemle tekrarlanması önerisi (f=9) getirildiği dikkat çekmektedir. Araştırmaların farklı yöntemler kullanılarak yapılması (f=7) ve mobbing eylemlerinin nedenlerine ilişkin kapsamlı nitel çalışmaların yapılması gerektiği (f=4) önerileri de bazı araştırmalarda tekrarlandığı görülmektedir. Bazı çalışmalarda ise “Farklı bireysel ya da örgütsel değişkenlerle ilişkilerinin incelenmesi” önerisi (f=4) yer almaktadır. Araştırmalarda dikkat çeken diğer öneriler ise “Araştırmanın farklı yıllarda tekrarlanması”, “Mobbingi engelemek için disiplinler arası çalışmalar yapılması”, “Yöneticilik meslek etiği konusunda araştırmalar yapılması” şeklinde sıralanmaktadır. Arıca araştırmalar incelendiğinde bazı araştırmalarda (f=8) araştırmacılara yönelik öneri getirilmediği dikkat çekmektedir.

TARTIŞMA, SONUÇ VE ÖNERİLER

Bu araştırmada alan yazında öğretmenlerin okullarda yaşadığı mobbingi konu alan araştırmalar derlenerek, akademik çalışmalardaki yaklaşımlar ve alan yazındaki konu ile ilgili yönelimler hakkında genel bilgiler açıklanmaya çalışılmıştır. İçerik analizi sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda bazı sonuçlara ulaşılmıştır. 

Araştırma bulguları incelendiğinde, öğretmenlerin mobbing yaşamalarına ilişkin çalışmaların ulusal alan yazında önemli bir yeri olduğu görülmektedir. Araştırmaların yıllara göre dağılımına bakıldığında son on yılda özellikle okullarda öğretmenlerin mobbing yaşaması ile ilgili ulusal alan yazında en az bir çalışma yapıldığı görülmektedir. Yıllar itibariyle incelendiğinde araştırma sayısının düşük olması, mevcut araştırmanın Türkiye’de TR dizin dergilerde yayınlanma sınırlılığı ile ilişkili olabilir. Çünkü alan yazın incelendiğinde özellikle son yıllarda okullarda öğretmenlerin mobbing yaşamalarına ilişkin uluslararası araştırmalara rastlanmaktadır (Camaloğlu vd., 2014; Çeliköz & Çeliköz, 2017; Gülcan, 2015; Kaya vd. 2015). Son yıllarda yapılan bazı doktora ve yüksek lisans çalışmalarında konunun ele alındığı görülmektedir (Akgün, 2019; Akgül, 2020; Akkoç, 2020; Durusu, 2019; Taştan, 2019; Toker Gökçe, 2006; Türker, 2020). Bu durumunda mobbing kavramının alan yazında önemli bir yer edindiği sonucuna ulaşılabilir.

Mevcut araştırmanın incelenen çalışmaların desenlerine ilişkin bulgusu ise mobbing ile ilgili okullarda yapılan çalışmaların çoğunlukla nicel yöntemlerle ve tarama (survey) deseninde yapıldığını göstermektedir. Örgütsel ve bireysel değişkenlerle mobbing ilişkisine bakıldığında, daha çok örgütsel açıdan liderlik konusunun ele alındığı dikkat çekmektedir. Öğretmenlerin mobbing yaşaması ile ilgili yapılan meta-analiz çalışmaları ise sayıca az olmalarına rağmen, öğretmenlerin mobbing yaşamaları ile ilgili araştırmaları ele alarak değişkenlerin etki büyüklüklerini belirlemeleri ve mobbingle ilişkili değişkenlerin etki büyüklüklerinin ortaya koymaları açısından önemli görülebilir (Aytaç, 2015; Aytaç, 2017; Kış, 2016). Nitel ve karma yöntemle yapılan araştırmaların yetersiz düzeyde olduğu ise, bulgulardan yola çıkarak ulaşabileceğimiz diğer bir sonuçtur. Nitekim alan yazında eğitim alanında yapılan sistematik derleme çalışmalarına bakıldığında benzer şekilde nicel çalışmaların ağırlıklı olduğu görülmektedir (Rojas-Solis vd., 2019).

Mevcut araştırmanın bir diğer bulgusu olan araştırma amaçlarına yönelik bulgulardan elde edilen verilere göre “Öğretmenlerin mobbing yaşama algılarının örgütsel ve bireysel değişkenlerle ilişkisini incelemek” en çok ele alınan amaç olduğu görülmektedir. “Öğretmenlerin mobbing yaşama algılarını incelemek” ise en çok ele alınan diğer bir amaç olarak tespit edilmiştir. Bu da araştırma yöntemlerinde neden ilişkisel ve tarama desenlerinin daha çok tercih edildiğinin bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Derinlemesine bilgi toplamayı, olgu ve durumları incelemeyi amaçlayan araştırmaların sayısı ise alandaki araştırmalar göz önünde bulundurulduğunda yeterli sayıda olmadığı söylenebilir. Nitekim alan yazında bazı çalışmalar öğretmenlerin mobbing yaşamalarına ilişkin derinlemesine nitel çalışmalar yapılması gerektiğini vurgulamaktadır (Aracı & Okcu, 2017).

Ayrıca mevcut çalışmada, okullarda öğretmenlerin mobbing yaşaması ile ilgili incelenen araştırmalarda örneklem büyüklüğünün çoğunlukla 100-500 kişi arasında olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Diğer taraftan öğretmenlerin mobbing algısını belirlemek için veri toplama aracı olarak en çok anketlerin kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Bunlar arasında Einarsen ve Raknes’in (1997) geliştirip Cemaloğlu’nun (2007) Türkçe’ye uyarladığı “Olumsuz Davranış Ölçeği”nin önemli bir yer tuttuğu söylenebilir. Bu ölçeğin yoğun bir şekilde kullanılmasının nedenleri; araştırmaların çoğunda kullanılmış olması, mobbing ile ilgili ulusal alan yazında eğitim alanında kullanılan ilk ölçek olması, son yıllarda mobbing ile ilgili yeterli sayıda ve nitelikte ölçek geliştirilmemiş olması olarak sayılabilir.

Araştırmaların yayılımı hakkında bilgi verdiği (Cevher  & Yıldırım, 2020) düşünülerek, mobbing algısının araştırmalarda hangi değişkenlerle ilişkilendirildiği incelenmiştir.Bütün yayın türlerinde “mobbing” değişkeni ile en fazla kullanılan değişken “liderlik” değişkeni olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin mobbing algısının ilişkisi negatif yönde ve anlamlı olarak görüldüğü bireysel ve örgütsel değişkenlere bakıldığında, okul yöneticilerinin sergiledikleri liderlik davranışlarının öğretmenlerin mobbing yaşamalarına ilişkin algılarında belirleyici olduğu anlaşılmaktadır. Daşcı Sönmez ve Cemaloğlu (2018) çalışmalarında okul yöneticilerinin dönüşümcü ve işlemci liderlik davranışları sergiledikçe, öğretmenlerin yıldırmaya maruz kalma ve örgütsel sessizlik yaşama düzeylerinin azaldığı sonucuna ulaşmışlardır. Benzer şekilde Cemaloğlu (2011) yaptığı çalışmada dönüşümcü liderlik davranışlarının, öğretmenleri olumlu yönde etkileyerek, doğrudan ve dolaylı olarak yıldırma yaşama düzeyinde önleyici bir rol oynadığı sonucuna ulaşmıştır. Ayrıca mevcut araştırma bulgularına göre öğretmenlerin mobbing algısının motivasyonlarını negatif yönde yordadığı dikkat çekmektedir. Sonuç olarak okul liderliğinin mobbing algısı üzerinde, mobingin de öğretmen motivasyonu üzerinde belirleyici bir etmen olduğu anlaşılmaktadır.

Araştırmanın bir diğer bulgusu olan, öğretmenlerin mobbing yaşamaları ile ilgili incelenen çalışmalarda uygulayıcılara yönelik sıklıkla yapılan önerilerin de;mobbing hakkında bilgilendirme çalışmaları yapılması,örgüt kültürü geliştirilmesi, hukuksal mücadele yollarının açılması ve psikolojik destek sağlanması şeklinde olduğu görülmektedir.Bu bulgular araştırmalarda daha çok öğretmenlerin mobbing yaşamasına ilişkin alınacak önlemler nitelendiğnde önerilerin yapıldığının bir göstergesi olarak kabul edilebilir.Nitekim mevcut araştırma bulgularında yer alan uygulayıcılara yönelik diğer önerilere bakıldığında da bu sonucu desteklediği anlaşılmaktadır. Araştırmacılara yönelik yapılan önerilerde isesıklıkla öğretmenlerin mobbing yaşaması ile ilgili gelecekte yapılacak olan araştırmalarda ağırlıklı olarak faklı okul türü ve basamaklarında incelenmesi gerektiği ve farklı örneklem grupları ile araştırılabileceği yönünde önerilere yer verildiği bulgusuna ulaşılmıştır. Araştımaların önerileri incelendiğinde dikkat çeken diğer bir hususta, araştırmalarda yeterince öneri getirilmemesidir. Araştırmaların çoğunda araştırmacı ve uygulamacılara öneride bulunulmazken, bazılarında ise sadece uygulayıcılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Araştırmacılara ışık tutması açısından gelecekte yapılacak “öğretmenlerin mobbing yaşama durumları” ile ilgili araştırmalarda araştırmacılara yönelikte öneriler getirilmesi gerektiği söylenebilir.

Bu sonuçlar doğrultusunda, Türkiye’de okullarda öğretmenlerin mobbing yaşamasına yönelik araştırmalarda çoğunlukla aynı ölçeklerle benzer yöntemlerin kullanıldığı, uygulayıcılara ve araştırmacılara yönelik yapılan önerilerin yetersiz olduğu anlaşılmaktadır. Bu bakımdan bu yönde yeni araştırmalara ihtiyaç duyulduğu söylenebilir. Bu doğrultuda mevcut araştırma bulguları, bundan sonra mevcut konu ile ilgili çalışma yapacak araştırmacılara alan yazındaki boşluğu görme ve çalışmalarını buna göre planlama imkânı sunabilir. Bu bağlamda mevcut araştırma sonuçlarına göre okul müdürlerinin öğretimsel liderliğine yönelik yapılacak araştırmalarda örneklem ile okul tür ve kademelerinde çeşitliliğe gidilmesi, veri toplama araçlarında çeşitliliğin sağlanması, öğretmenlerin mobbing yaşamasının farklı değişkenlerle ilişkisinin incelenmesi önerilebilir. Bunların yanında mobbinge yönelik nitel ve karma yöntemde daha fazla araştırma yapılması ve ölçek geliştirme çalışmalarının gerçekleştirilmesi alan yazına katkı sağlayabilir.

Dipnotlar

Öğretmen, MEB, erhan0037@hotmail.com  ORCID: 0000-0003-2257-768X

Prof. Dr., Gazi Üniversitesi, necaticemaloğlu@hotmail.com ORCID: 0000-0001-7753-2222

PDF İndir

KAYNAKÇA

Akkoç, S. (2020). Öğretmenlerin mobbing yaşamaları ile örgütsel sessizlik ve örgütsel sinizm yaşama düzeyleri arasındaki ilişki ve bazı değişkenlere göre incelenmesi (Yüksek Lisans Tezi). Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi’nden edinilmiştir. (Tez No: 652815).

Akgül, R. (2020). Öğretmenlerin algısal mobbing düzeylerinin örgütsel sosyalleşme, örgütsel bağlılık ve örgütsel yalnızlık ile ilişkisi (Yüksek Lisans Tezi). Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi’nden edinilmiştir. (Tez No: 616468).

Akgün, S. (2019). Sınıf öğretmenlerinin mobbinge uğrama düzeyleri ve okul yöneticilerinin görüşleri (Yüksek Lisans Tezi) Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi’nden edinilmiştir. (Tez No: 564609).

Aytaç, T. (2015). Öğretmenlerin okulda karşılaştıkları mobbinge ilişkin hizmet süresinin etkisi: Bir meta-analiz. Kuram ve Uygulamada Eğitim Yönetimi 21(2), 161-182.

Aytaç, T. (2017). Öğretmenlerin eğitim düzeyinin yıldırma algısına etkisi: meta-analiz çalışması. Kastamonu Eğitim Dergisi, 25(1), 1-16.

Bellibaş, Ş. M. & Gümüş, S. (2018). Eğitim yönetiminde araştırma. Beycioğlu, K., Özer, N. ve Kondakçı, Y. (Ed.), Eğitim yönetiminde sistematik derleme çalışmaları (s. 507). Pegem Akademi.

Bowling, N., & Beehr, T. (2006). Workplace harassment from the victim’s perspective: BA theoretical model and meta-analysis. Journal of Applied Psychology, 91(5),998–1012. https://doi.org/10.1037/0021-9010.91.5.998

Büyüköztürk, Ş., Çakmak E., Akgün Ö., Karadeniz Ş., & Demirel F. (2011). Bilimsel araştırma yöntemleri. Pegem Akademi.

Cemaloğlu, N. (2007). Okul yöneticilerinin liderlik stilleri ile yıldırma arasındaki ilişki. Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 33, 77–87.

Cemaloğlu, N. & Ertürk, A. (2007). Öğretmenlerin maruz kaldıkları yıldırma eylemlerinin cinsiyet yönünden incelenmesi. Türk Eğitim Bilimleri Dergisi, 5(2), 345–362.

Cemaloğlu, N. (2011). Primary principals’ leadership styles, school organizational health and workplace bullying. Journal of Educational Administration, 49(5), 495-512. doi: 10.1108/09578231111159511

Cemaloğlu, N., Kalkan, F., Dağlı, E., & Çilek, A. (2014). Examining the relation between humor acts of school principals and teacher s exposure level to mobbing and organizational cyncism based on the perceptions of teachers.  International Teaching and Education, 2(1), 2-17.  

 Cevher, A.Y. & Yıldırım, S. (2020). Investigation of academic studies on learning styles: systematic review. HAYEF: Journal of Education, 17(1); 20-50.       

Calik, M. & Sözbilir, M. (2014). Parameters of content analysis. Education and Science, 39(174), 33-38.

Çeliköz, M. & Çeliköz, N. (2017). Exposure to mobbing: perceptions of primary school teachers. Journal of Education and Practice, 8(3), 195-221.

Daşcı Sönmez, E. & Cemaloğlu, N. (2018). İlköğretim kurumu yöneticilerinin liderlik tarzları ile öğretmenlerin yaşadıkları yıldırma (Mobbing) ve örgütsel sessizlik davranışları arasındaki ilişki. Kastamonu Education Journal, 26(6), 1951-1960. doi:10.24106/kefdergi.2253

Durusu, H. (2019). Öğretmenlerin yıldırma yaşama, iş yeri arkadaşlık algısı ile örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişki ve bazı değişkenlere göre incelenmesi (Yüksek Lisans Tezi). Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi’nden edinilmiştir. (Tez No: 586999).

Einarsen, S., Hoel, H., Zapf, D., & Cooper, C. (2003).The concept of bullying at work: the European tradition. En S. Einarsen, H.Hoel, D. Zapf, & C. Cooper (Eds.), Bullying and Emotional Abuse in the Workplace (pp.3-30).London: Taylor & Francis.

Ertürk, A. (2013). Yıldırma davranışları, nedenleri ve sonuçları. Bartın Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 2(1), 146 – 169.

Gulcan, M. G. (2015). Teachers perceptions regarding mobbing at schools. Educational Research and Reviews10(8), 1202-1209.

Higgins, J. P. T., & Green, S. (Eds). (2011). Cochrane handbook for systematic reviews of interventions. http://handbook-5-1.cochrane.org/

Kaya, O., Çobanoğlu, N., Kaya, K., Özdem, E., Angay, A., Akgün, F., & Gökalp, S. (2015). The evaluation of mobbing cases which teachers experience in high schools (sample of Mersin province). Scholars Journal of Economics, Business and Management2(9), 944-948.

Kış, A. (2016). Öğretmenlerin okulda karşılaştıkları yıldırmaya (mobbing) ilişkin medeni durumun etkisi: bir meta-analiz. Kastamonu Eğitim Dergisi, 24(2), 463-478.

Leyman, H. & Gustafsson, A. (1996). Mobbing at work and the development of post-traumatic stress disorders. European Journal of Work and Organizational Psychology, 5, 251-275

Leymann, H. (1996). The content and development of mobbing at work. European Journal of Work an Organizational Psychology, 5(2), 165-184.

Lorenz, K. (1991). Hier bin ich-wo bist Du? Ethologie der grauganz [Here I am-where are you? The behaviour of geese] (New edition).Piper.

Özkul, B. & Çarıkçı, H. (2010). Mobbing ve Türk hukuku açısından değerlendirilmesi. Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 15(1), 481-499.

Pedro, M. M. D., Sanchez, M. I. S., Navarro, M. C. S., & Izquierdo, M. G. (2008). Workplace mobbing and effects on workers’ health. The Spanish Journal of Psychology, 11(1), 219–227.

Rojas-Solís, J., García-Ramírez, B., & Hernández-Corona, M. (2019). Mobbing on University Staff: A systematic Review. Propósitos y Representaciones, 7(3), 354- 382. doi: http://dx.doi.org/10.20511/pyr2019.v7n3.369

Taştan, S. (2019). Okul öncesi öğretmenlerinin mobbing ve örgütsel sinizme yönelik algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi (Yüksek Lisans Tezi). Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi’nden edinilmiştir. (Tez No: 548066).

Tınaz, P. (2006). İşyerinde psikolojik taciz. Work & Society, 2006/4.

Toker Gökçe, A. (2006). İş yerinde yıldırma: özel ve resmi ilköğretim okulu öğretmen ve yöneticileri üzerinde yapılan bir araştırma (Doktora Tezi). Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi’nden edinilmiştir. (Tez No: 205196).

Türker, K. M. (2020). Kişisel gelişimde mobbing etkisi: Öğretmenler üzerinde bir uygulama (Yüksek Lisans Tezi). Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi’nden edinilmiştir. (Tez No: 644167).

Umarova, D. (2021). Teacher’s experience with mobbing in Baku schools and its consequences. International Journal of Multicultural and Multireligious Understanding, 8(1), 140-149. http://dx.doi.org/10.18415/ijmmu. v8i1.2303

Zapf, D. ,Knorz, C. and Kulla, M. (2008). On the relationship between mobbing factors,and job content, social work environment, and health outcomes. Eur

Atıf / Cide

Dolapcı, E.& Cemaloğlu, N. (2022).Okullarda öğretmenlerin mobbing yaşamalarına ilişkin yapılan çalışmaların incelenmesi: sistematik bir derleme. Alanyazın 3(1),139-152

Başvuru/Submitted: 21 Nis/Nis 2022
Kabul/Accepted:25 Nis/Nis 2022
Yayın/Published:19 May/May 2022

PDF İndir

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: